Beşiktaş ve Dokuz Eylül Üniversitesi Arasında Tarihi İş Birliği
Türk sporunun köklü kulüplerinden Beşiktaş Jimnastik Kulübü, eğitim alanında öncü kuruluşlardan Dokuz Eylül Üniversitesi ile önemli bir iş birliğine imza attı. İki kurum arasında imzalanan pilot takım protokolü, geleceğin sporcularını yetiştirme ve Türk futboluna yeni yetenekler kazandırma vizyonunu taşıyor.
İzmir’de Geleceğin Kartalları Yetişiyor
Beşiktaş Dokuz Eylül iş birliği kapsamında, Dokuz Eylül Üniversitesi’nin Buca Dokuzçeşmeler Spor Salonu, Buca Merkez Yerleşke Futbol Sahası ve Narlıdere Spor Salonu, Beşiktaş Spor Okulları’nın hizmetine sunulacak. Bu tesislerde, 4 ila 14 yaş arasındaki çocuklara futbol, basketbol, voleybol ve jimnastik branşlarında hem teorik hem de pratik eğitimler verilecek. Bu kapsamlı proje, İzmir’deki genç yeteneklerin keşfedilmesi ve geliştirilmesi için büyük bir fırsat sunuyor.
Öz Kaynaktan Avrupa Vizyonuna: Bir İlk Gerçekleşiyor
Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı, imza töreninde yaptığı konuşmada, bu iş birliğinin kulübün öz kaynak geleneğini modern dünya standartlarıyla birleştiren öncü bir adım olduğunu vurguladı. Adalı, “Beşiktaş denince akla ‘öz kaynak’ gelir. Ancak dünya değişiyor, biz de futbol endüstrisindeki bu değişime ayak uydurmak değil, yön vermek zorundayız. Bu doğrultuda, Avrupa’da bir ilki gerçekleştirerek, bir spor kulübü ile bir üniversitenin en kapsamlı iş birliğini hayata geçirdik.” ifadeleriyle projenin önemini belirtti. Bu iş birliği sayesinde, yetenekli sporcular önce Dokuz Eylül Üniversitesi Spor Kulübü bünyesinde lisanslı olarak forma giyecek, ardından Beşiktaş Akademisi’ne kazandırılacak.
Geleceğe Yatırım: Dikilitaş Projesi ve Ekonomik Bağımsızlık
Başkan Adalı, Beşiktaş Dokuz Eylül iş birliğinin yanı sıra, kulübün geleceğine yönelik diğer önemli projelerine de değindi. İstanbul Sancaktepe’de hayata geçirilen ve yakında açılacak olan tesisler ile Akatlar’daki spor salonlarının kapasitesinin artırılması çalışmaları hakkında bilgi verdi. Adalı, özellikle Dikilitaş Projesi’nin, kulübün yıllardır süregelen borç yükünü sıfırlayarak ekonomik bağımsızlığını güvence altına alacak en sağlam temel olduğunu belirtti. Bu sayede Beşiktaş’ın altyapıya, bilime ve spora daha fazla kaynak ayırabileceği bir yapı hedefleniyor.
Sahada Adalet: Yabancı VAR Hakemi Talebi
Konuşmasının son bölümünde, Türk futbolunda hakem kararları ve VAR uygulamaları konusundaki eleştirilere de değinen Adalı, yabancı VAR hakemi talebinin duygusal bir refleks değil, sistemin güvenilirliğini artırmaya yönelik rasyonel bir gereklilik olduğunu savundu. Adalı, “Sahadaki sonucu, VAR odasındaki yorumlar değil; sporcuların performansı belirlemelidir. Beşiktaş’ın nezaketi, haksızlıkları kabulleniş olarak algılanmamalıdır.” diyerek adalet ve standart arayışlarının altını çizdi.
Bu önemli iş birliği, spor camiasında heyecanla karşılanırken, gelecek nesillerin yetiştirilmesi ve Türk futbolunun gelişimine katkı sağlaması bekleniyor.